dahanet

Aylık arşivden:

Eylül 2010

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Dünkü yazımızda Atanmış ve Paylaşılan IP barındırma arasındaki farklara değinmiştik.

Bugün ise cevabını arayacağımız konu şu: Arama motorlarındaki etkinlikleriniz için statik IP kullanmanız ne kadar avantajlı?

SEO (Arama Motoru Optimizasyonu) sektöründe bu konuyla ilgili henüz kesin bir yargıya varılmış değil. Bununla alakalı olarak 3 farklı görüş var:

  • Bir görüşe göre; statik IP edinmenin, paylaşılan IP edinmeyle bir farkı yok. Statik IP; SEO performansında herhangi bir avantaj sağlamıyor.
  • Arama motorlarına göre ise statik IPnin paylaşılan IPye oranla çok az bir oranda avantajı var.
  • Başka bir görüşe göre ise, spam ve yetişkinlere yönelik içerikli siteler için paylaşılmış IP, tehlikeli. Bazı arama motorları, bu içerikli siteleri barındıran tüm IP adresini kendi dizinlerinden çıkarabilir.

Esasında bu endişeler yersiz, çünkü web sitelerinin çoğu paylaşılan IP kullanıyor. Bu nedenle; paylaşılan IP adreslerinin hepsini engellemek bir arama motoru için mantıksız bir atılım olur. Dolayısıyla, paylaşılan IP kullanmak arama motorları açısından bir fark teşkil etmiyor. Bunun dışında, matematiksel olarak düşünüldüğünde, IP adreslerinin büyük çoğunluğunun paylaşılan olduğu hesabı çok açık.

Sonuç olarak, SSL ya da Anonim FTP kullanmadığınız takdirde, paylaşılan IP kullanmak pek de farketmiyor. Eğer özel bir gereksinim yoksa, paylaşılan IP adresi kullanılabilir.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

{ 2 yorum }

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)

Internete bağlanan her bilgisayarın iletişimle alakalı amaçlardan dolayı kendine özgü bir IP adresi bulunur. Bu adres, 32 numaradan, aralarında nokta bulunan 0-255 arasındaki 4 sayıdan oluşur.

İki çeşit IP adresi vardır: Atanmış (dedicated veya statik olarak da bilinir) ve Paylaşılan (shared) IP adresleri

Atanmış IP adresi, websitesinin kendine özgü bir IP adresi olduğunu belirtir. Siteye ulaşabilmek için URLsini veya IPsini kullanmanız farketmez. İkisi de sizi aynı etki alanına (domaine) ulaştırır.

Paylaşılan IP adresi ise birden fazla websitesini aynı IP adresini kullandığını belirtir. Siteye ulaşmak için IP adresini kullandığınız takdirde, spesifik bir site yerine genel bir sayfaya yönlendirilirsiniz. Paylaşılan IP adresi kullanmanın websitenize herhangi bir kötü etkisi yoktur.

Statik IP kullanmak sadece bazı durumlarda kesinlikle gereklidir:

  • E-ticaret siteleri, internet üzerinden güvenli bir şekilde kredi kartı kabul edebilmek için SSL sertifikasına ihtiyaç duyar. Genelde web hosting firmaları, müşterileri için ortak bir SSL sertifikası sağlar. Eğer hosting firmanız ortak bir SSL sertifikası sağlamıyorsa, SSL sertifikası edinebilmeniz için statik IP kullanmanız gerekir.
  • Eğer FTP yani dosya paylaşım protokolü yazılımı kullanan herkes sitenizin özel dizinindeki belgelere ulaşabiliyorsa bu durumda protokol Anonim FTP olarak adlandırılır. Çoğu hosting firması, Anonim FTP fonksiyonunun düzgün çalışabilmesi için statik IP adresi gerektirir.
  • Etki alanına ulaşılamaz olsa bile, websitenize FTP veya bir web tarayıcısıyla erişim yapmak istiyorsanız statik IP kullanmanız gerekir.

Yarın “Atanmış IP Barındırma mı, Paylaşılan IP Barındırma mı Tercih Edilmeli? – Part 2″ başlığıyla yayınlanacak yazımızda, IP çeşitlerinin arama motorlarında yarattığı etkileri inceleyeceğiz.

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)

{ 1 yorum }

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Microsoft Office serisinin 2010 sürümü çıktı. Peki, özellikle iş yaşamında aktif bir şekilde kullandığımız Outlook 2010′da ne değişiklikler var?

Yazının devamı →

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

{ 0 yorum }

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

Dün “SharePoint 2010 ve Sağladığı Avantajlar – Part 1″ başlığıyla yayınlanan yazımızda SharePoint 2010′un özelliklerinden bahsetmiştik.

Peki, SharePoint 2010, bu özellikleriyle ne tarz avantajlar sağlıyor?

Yazının devamı →

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)

{ 1 yorum }

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)

SharePoint, Microsoft Services’ın bilgi yönetimi amaçlı oluşturduğu bir platformdur. Bu platformun asıl amacı, iş ihtiyaçlarına verilmesi gereken cevapların hızını arttırmak ve maliyetleri düşürmek; dolayısıyla işteki üretkenliğinizi arttırmaktır.

SharePoint bu ihtiyaçlara cevap vermeye devam ederken Microsoft, bu platforma yeni özellikler ekleyerek SharePoint 2010′u çıkardı. Peki SharePoint 2010 hangi özelliklere sahip?

Yazının devamı →

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)

{ 1 yorum }

Dedicated Sunucular İş Hayatında da Çok Avantajlı!

22.09.2010

Diyelim ki işinizle alakalı küçük bir web sitesi yaptınız, ancak işler oldukça yolunda gitti ve daha fazla disk alanı ile bant genişliğine ihtiyacınız var. Bu durumda önerimiz, dedicated bir sunucu kullanmaya başlamanız olacaktır. Tabi ki bu noktada dedicated sunucuya geçtiğinizde, maliyetin arttığını da belirtmeliyiz. Ancak sitenizin daha fazla ilgi ve insan çekmesi, eminiz ki artan [...]

Yazının devamı →

Dedicated Sunucu Kullanarak Neler Yapabilirsiniz?

21.09.2010

Dedicated sunucu, website hostingi konusundaki en son teknolojilerden biridir ve bir sunucunun fiziksel donanımının bölümlenmesi ile oluşan her bir sanal sunucunun genel ismidir. Sunucu kaynakları ayrılmıştır. Dolayısıyla, tamamen kişiye özeldir. Bunun dışında VDS (Sanal Dedicated Sunucu) kullanılarak oluşturulan websiteleri, diğer websiteleri ile fiziksel olarak aynı makina üzerinde, bağımsız şekilde çalışır. Bunun çeşitli avantajları vardır.

Yazının devamı →

Dedicated Kiralık Sunucu Servisimizi tavsiye edin, satış başına 128$ Kazanın!

20.09.2010

Daha.net’den herkese merhaba, Yeni kiralık sunucu yani dedicated satışlarımızın başladığını bildirmekten heyecan duyuyoruz. Linux, Windows işletim sistemi seçeneklerine sahip olan kiralık sunucularımızın özelliklerine http://www.daha.net/hosting-dedicated/ adresinden ulaşabilirsiniz. İlginizi sadece Windows tabanlı sunucular çekiyorsa daha da şanslısınız çünkü Microsoft ile yaptığımız kampanya sonucu sunucu kirasının ilk 6 ayını Microsoft karşılamakta. Hatta daha da ileri gittik ve dedik ki: Kiralık [...]

Yazının devamı →

IMAP4 Mü Yoksa POP3 Mü?

17.09.2010

IMAP4 ve POP3 bir internet sunucusu üzerinden e-posta mesajları almamıza yardımcı olan protokollerdir. Açılımlarının Türkçe karşılıkları olarak IMAP4 için İnternet Mesajları Erişim Protokolü (4. Versiyon) ve POP3 için ise Ofis Posta Protokolü (3. Versiyon) verilebilir. Bu protokollerin birbirlerine göre üstün noktaları tabi ki var. Peki, bunlardan hangisi, ne gibi özelliklere sahip? Hangisini kullanmak daha avantajlı?

Yazının devamı →

Kullandığınız Ağ Güvende Mi?

16.09.2010

Ağ koruması bütün iş sistemleri için kritik derecede önemli. Maillerimize saldıran virüsler, sistemlerimize yapılan saldırılar hem evlerimizdeki hem de iş yerlerimizdeki sistemlerimiz nedeniyle tedirginlik yaşamamıza yol açar. Hatta iş yaşamında her yıl yüzlerce milyon zarar etmemize, müşterilerimizin güvenini kaybetmemize kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle, daha önceki yazılarımızda güvenlikten bolca bahsetmiştik. Bir ağı bu tarz [...]

Yazının devamı →